Minik Ardıç Kuşu, vadide söylediği kısa bir sesin biraz sonra kendisine geri döndüğünü duydu. "Cik!" dedi neşeyle. Va...
Kullanım İpuçları
- Sayfayı çevirmek için sayfaya tıklayın ya da yön tuşlarını kullanın.
- Dinle butonu ile sesli anlatımı başlatın.
- Oto Ses açıkken sayfa bitince otomatik devam eder.
- Kaydırıcı ile hızlı konum değiştirin.
- 3D Açık/Kapalı ile perspektifi değiştirin.
- Kilit ile sayfa tıklamalarını kapatabilirsiniz.
- Tam ekran ile daha iyi odaklanın.
- Yazı Boyutu butonu ile metin boyutunu 14px ile 30px arasında ayarlayabilirsiniz.
Minik İbis ve Kırmızı Tohum Çantası


Minik İbis, bahçe kulübesinin yanında kırmızı bir kumaş çantanın içinde birbirinden farklı tohumlar buldu. Çantanın rengi, parlak bir elma gibi ışıldıyordu. İbis, "Bunlar ne kadar da ilginç!" diye fısıldadı.


İbis çantayı açtı ve avucuna birkaç tohum aldı. Bazıları yuvarlak ve pürüzsüz, bazıları ise uzun ve çizgiliydi. "Hepsini hemen buraya ekmeli miyim?" diye düşündü.


O sırada Kaplumbağa Kabuk yavaşça yanına geldi. "Dur bakalım küçük dostum," dedi Kabuk bilgece. "Her tohumu rastgele ekemeyiz, önce bir plan yapmalıyız."


Tavşan Zıpzıp neşeyle zıplayarak onlara katıldı. "Hadi tohumları şekillerine göre ayıralım," dedi Zıpzıp. Tohumları gruplara ayırmak çok eğlenceli bir oyuna dönüştü.


Ördek Paytak paytak adımlarla bahçeye geldi. "Bazı bitkiler güneşi, bazıları ise gölgeyi sever," dedi Paytak. Bahçedeki güneşli ve gölgeli alanları dikkatle incelediler.


Sincap Palamut, kucağında turuncu saksılarla çıkageldi. "Toprağı hazırlama vakti geldi!" diye bağırdı heyecanla. İbis ve Palamut, saksılara yumuşak ve nemli toprakları doldurdular.


Küçük Kurbağa Vırak, elinde şeffaf bir sulama kabıyla belirdi. "Su olmadan bitkiler büyüyemez," dedi Vırak neşeyle. Berrak su, kabın içinde kristal gibi parlıyordu.


Minik İbis, Büyük İbis’in yanına gidip izin istedi. "Bahçemizde çiçek yetiştirebilir miyiz?" diye sordu. Büyük İbis gülümseyerek, "Bu harika bir sorumluluk, elbette!" dedi.


Arkadaşları İbis’e yardım etti ve tohumları toprakla buluşturdular. Zıpzıp, "Onları çok derine gömmemeliyiz," diye hatırlattı. Her tohumu nazikçe yerine yerleştirdiler.


Günler geçti ama tohumlar hemen filizlenmedi. Kabuk, "Sabırlı olmalıyız İbis," dedi. "Toprağın altında mucizeler zaman alır."


Bir sabah Palamut heyecanla seslendi: "Bakın, yeşil bir şeyler çıkıyor!" Topraktan minik, canlı yeşil yapraklar baş göstermeye başlamıştı. İbis sevinçle kanat çırptı.


Sonunda bahçe mor ve sarı çiçeklerle dolup taştı. İbis arkadaşlarına baktı ve "Her tohumun ihtiyacı farklı, ama hepsi ilgi ister," dedi. Dikkatli planlama ve sabır, dünyanın en güzel bahçesini oluşturmuştu.



